2018-2019 umre kayıtlarımız başladı..

Ana Sayfa » Gündem » Kanser tedavisine başlamadan önce dişçiye gidin

Kanser tedavisine başlamadan önce dişçiye gidin

Kanser tedavisine başlayacak olan hasta, tedaviden en az 2 hafta önce bir diş hekimine görünmelidir. Çünkü kemoterapi veya baş ve boyun bölgesine radyoterapi uygulaması bütün ağzı kaplayan mukoza, diş etleri, tükürük bezleri veya çene kemiğini olumsuz etkiliyor. Bu etkiler ağızda çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

 
8 Kasım 2018 Perşembe 18:45
Okunma: 119
Yorum YapYazdır
 
Kanser tedavisine başlamadan önce dişçiye gidin

Kanser hastalığının bütün vücudu ilgilendirdiğini ve tedaviye bağlı olarak ağızda oluşan değişikliklerin hastanın hayat kalitesini etkileyecek önemli sonuçlar ortaya çıkartabildiğini ifade eden Diş Hekimi Prof. Dr. Semih Özbayrak, ?Kanser tedavisine başlayacak olan hasta, tedaviden en az 2 hafta önce bir diş hekimine görünmeli? dedi.

Kemoterapi veya baş ve boyun bölgesine radyoterapi uygulanacak olan hastaların bu konuda özellikle dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Diş Hekimi Prof. Dr. Semih Özbayrak, ?Tedavilerin bütün ağzı kaplayan mukoza, diş etleri, tükürük bezleri veya çene kemiği üzerinde olumsuz etkisi oluyor. Bu etkiler tedaviye bağlı olarak çok ciddi tablolar ortaya çıkartabilir? dedi.

En az 2 hafta önce dişçiye gidin

Rahatsızlık veren problemlerin olmamasını sağlamak ya da olacak olan değişiklikleri en aza indirmek için hastanın, kanser tedavisine başlamadan en az 2 hafta önce üniversitelerin diş hekimliği kliniklerine gitmesinin uygun olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özbayrak, konuşmasına şöyle devam etti:

?İleride tahriş yapabilecek protez vurukları, taşkın kenarlı dolgu, diş taşları, eksik kanal tedavileri, kök ucu iltihaplı dişler, çevresinde kemiği erimiş dişeti iltihabı ya da apseli dişler gibi faktörlerin uzaklaştırılması lazım. Çünkü kanser tedavisi, ağız mukozasının doku direncini düşürdüğü için orada iltihabi değişikliklerin başlamasına veya ilerlemesine ve kemiğe inmesine neden olabilir. Eğer hastanın yarı gömük 20 yaş dişleri varsa, ileride infeksiyona neden olacağı için çekilmesi lazım. Bir dişin etrafındaki cep derinliği 5 milimetreden fazlaysa o dişin çekilmesi lazım, 4 milimetreden az ise o zaman da küretaj düşünülebilir. Çene kemiğinde kök parçası, iltihabi doku veya kist gibi değişiklikler var ise tüm bunların önceden temizlenmesi lazım. Hastanın genel direncine bağlı olarak kanal tedavisi gibi yöntemlerden uzak durmak ve dişi kaybetmeyi göze almak lazım. Eğer cerrahi bir müdahale yapılacaksa mutlaka antibiyotik koruması altında yapılmalı. Bunlar için de bütün çeneyi gösteren panoramik bir röntgenle işe başlamak gerekir.?Direnci düşen hastaya cerrahi müdahalede bulunmayın

Bu noktada diş hekimleri ile onkologların birlikte hareket etmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Özbayrak, ?Kanser tedavisinden minimum 2 hafta öncesinde tüm bu işlemlerin bitmiş olması lazım, çünkü özellikle kemoterapide, 1-2 hafta içerisinde kemik iliği baskılandığı için genel direnç düşüklüğü yaşanıyor. Direnci düşen hastalara ağız içinde diş çekimi, dişeti müdahalesi, diş taşı temizlemesi gibi kanamayla ilgili müdahaleler uygulamak çene kemiğinin iltihaplanmasına kadar varabilen sonuçlar ortaya çıkartacaktır? dedi.

REKLAM Hastanın diş ölçüleri önceden alınabilir

Diş ölçülerinin gerektiği durumlarda mukozayı tahriş etmemek için kanser tedavisinden önce alınabileceğini ifade eden Prof. Dr. Özbayrak, ?Özellikle çocuk hastalarda daimi dişler çıkmadıysa ve radyoterapi uygulanacaksa sürmemiş olan dişler de etkilenir. Bu sebeple dişler için kurşun koruyucular yapılabilir. Bunlar için de ölçülerin önceden alınıp hazırlanması lazım. Tedaviden sonra yetişkin hastalar hareketli bir protez kullanacaksa, ölçülerinin önceden alınması lazım çünkü kaslarda sertleşme olabilir ve hasta ağzını açamayabilir? diye konuştu.

Ağızda en çok mantar hastalığına rastlanıyor

Tedavi sürecinde yapılabilecekler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özbayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

?Hasta radyoterapi görecekse ve ağzında büyük metal parçalar varsa, radyasyon yansıyacağı için bunların çıkartılması düşünülebilir. Çok büyük köprüler, çok fazla amalgam dolgu varsa diş hekimi bunları beyaz dolgularla değiştirmeyi değerlendirmeli. Ağız mukozasında tedaviye bağlı iltihap ortaya çıkabilir. Çünkü hücre yenilenme döngüsü zarara uğrar. Bölgeyi koruyacak gargaralarla bunlar önlenmeye çalışabilir. Direnç düşüklüğünde ağızda en çok mantar infeksiyonuna rastlanır. Uçuk ve zona atakları olabilir. Radyoterapi uygulanacak hastalarda, tükürük bezleri etkilenir ve ağız kuruluğu problemi ortaya çıkabilir. Çene kemiğinin beslenmesini bozulması ve canlılığını kaybetmesi söz konusu olabilir. Radyoterapi görmüş bir hastanın diş ipi kullanmaması lazım. Çünkü ipin yaptığı bir zedeleme bile bu iltihabi durumun diş etinden başlayıp çene kemiğine inmesine neden olabilir. Hastanın hayatı söz konusuyken böyle bir yan etki olacak diye bu tedavilerden vazgeçmek mümkün değildir. Onun için diş hekimliği bakımından gerekli önlemleri almak şarttır.?Kanser tedavisinin yan etkileri aylar sonra ortaya çıkabilir

Tüm bu tedavilerden sonra hiçbir problem olmasa dahi senede en az 3 kere diş hekimi kontrolüne gitmek gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Özbayrak, ?Baş ve boyun bölgesinde hem yumuşak hem de kemik dokusuyla ilgili tüm kanser türlerinde ve ayrıca meme, prostat, akciğer gibi özellikle kemiğe metastaz yapma ihtimali olan kanser türlerinde bu konuya dikkat edilmelidir. Kanser tedavisinin olumsuz etkileri, tedaviden 5-6 ay veya seneler sonra ortaya çıkabilir. Bu nedenle bir hastanın ?Ben tedavi oldum ve hiçbir şey olmadı? demesi yanlış olacaktır. Bu bakımdan hastanın diş hekimliği bakımdan kontrolü önemlidir? dedi.

HAYAT Oğlu kanseri yendi sıra kendisinde

HAYAT Hamile kaldı rahim kanserini yendi

HAYAT Meme kanserinde 1 ayda 2 bin erken teşhis konuldu

HAYAT Lösemi nedir, kaç çeşit lösemi vardır?

HAYAT Akciğer kanserinden korunmanın 6 yolu


Kaynak: Yeni Şafak
 
8 Kasım 2018 Perşembe 18:45
Okunma: 119
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Gazete Manşetleri
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:32
  • Güneş07:11
  • Öğlen12:34
  • İkindi15:19
  • Akşam17:37
  • Yatsı19:04
 
Anket
Haber sitemiz yenilendi.
Haber sitemiz nasıl buldunuz
çok iyi
Normal
çok kötü
idare eder
 
 
Tarihte Bugün
1532 - Francisco Pizarro ve adamları İnka İmparatoru Atahualpa'yı esir aldılar.
1849 - Rusya'da bir mahkeme Fyodor Dostoyevski'yi hükümet karşıtı eylemlerinden dolayı ölüm cezasına çarptırdı, bu ceza daha sonra kürek cezasına çevrildi.
1869 - Akdeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan Süveyş Kanalı açıldı.
1907 - Kızılderili Toprakları ve Oklahoma Toprakları olarak anılan bölgeler birleştirilerek Oklahoma adı altında 46. cı eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1926 - Hintli şair Tagore İstanbul'a geldi. Tagore, "Yaptığınız inkılaplar yalnız Türkiye İçin değil, bütün Doğu için de parlak bir gelecek hazırlamaktadır" dedi.
1935 - İngiltere'de Muhafazakar Parti seçimleri 432 sandalye alarak kazandı.
1937 - İran ve Irak sınırlarına ulaşacak olan Diyarbakır-Cizre demiryolunun temeli atıldı.
1938 - Atatürk'ün nâşı Dolmabahçe Sarayı'nda katafalka kondu.
1938 - LSD ilk kez olarak İsviçre'nin Basel şehrinde bulunan Sandoz laboratuarlarında İsviçre'li kimyager Dr. Albert Hofmann tarafından sentezlendi.
1942 - Tasvir-i Efkâr gazetesi yayımlanmaya başladı.
1945 - Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) kuruldu.
1949 - İsmet İnönü ve Celâl Bayar'a suikast ihbarı yapıldı. Osman Bölükbaşı ve Fuat Arna suikast düzenleyicisi olma iddiasıyla tutuklandılar. İddianın geçersizliği anlaşılınca her ikisi de 21 Kasım günü serbest bırakıldılar.
1967 - Merkezi ABD'de bulunan Uluslararası Şiir Forumu Fazıl Hüsnü Dağlarca'yı yaşayan en büyük Türk şairi seçti.
1975 - Eylül depreminde evsiz kalan Liceliler resmi daireleri işgal etti.
1979 - Başbakan Süleyman Demirel, "Devraldığımız şey kuyruktur, yokluktur, kan denizidir." dedi.
1986 - Mimar Sedat Hakkı Eldem Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü aldı. Eldem'in İstanbul Zeyrek'teki Sosyal Sigortalar Kurumu binası bu ödüle değer görüldü.
1988 - Yüksek öğrenim kurumlarında başörtüsünü serbest bırakan düzenleme Meclis'te yasalaştı.
1991 - Bilge Karasu, "Gece" romanıyla, Pegasus Edebiyat Ödülü'nü aldı.
 
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık