Ana Sayfa » Gündem » Ersan Şen'den FETÖ önerisi: Hapisten çıkanlardan taahhüt alınmalı

Ersan Şen'den FETÖ önerisi: Hapisten çıkanlardan taahhüt alınmalı

Türkiye'nin dört bir yanında FETÖ operasyonları tüm hızıyla devam ederken, örgüt mensuplarının yargılanması esnasında oldukça farklı detaylar da göze çarpıyor. Son olarak itirafçı bir örgüt mensubunun savunmasını 'koğuş arkadaşları görmesin diye' İngilizce hazırlaması FETÖ'cülerin dışarıda kurdukları paralel sistemin benzerini hapishanede olmalarına rağmen sürdürdüğünü gösteriyor. Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen, serbest kalan örgüt mensuplarının sivil hayatlarında FETÖ mensuplarıyla buluşmamaları konusunda taahhüt alınması önerisinde bulundu.

 
11 Ocak 2019 Cuma 06:15
Okunma: 63
Yorum YapYazdır
 
Ersan Şen'den FETÖ önerisi: Hapisten çıkanlardan taahhüt alınmalı

Türk Silahlı Kuvvetleri'nden Emniyet'e, yargıdan MİT'e ve hemen tüm devlet kurumlarına sızan ve 'paralel' bir yapı oluşturarak FETÖ örgütüne hizmet eden kişilere yönelik operasyonlarda bugüne kadar binlerce kişi gözaltına alındı.

Ülke genelinde örgüte yönelik operasyonlar devam ederken FETÖ'cülerin hapishanede aynı koğuşlarda kalması nedeniyle içeride de faaliyetlerine devam etmesi örgütün çözülmesinin önündeki engellerden biri olarak görülüyor.

FETÖ'cülerin kendi içinde ayrıştırılması gerek

Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen'e göre, örgüt mensuplarının hapis olmasına rağmen faaliyetlerine devam edebilmesinin önüne geçilmesi bundan sonraki dönemler için son derece önemli.

FETÖ mensuplarının diğer suçlardan tutuklu insanlarla bir araya getirilmediğini anlatan Şen, "Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenleri de ayrı yere koyuyorlar" bilgisini verdikten sonra, şöyle devam etti:

"Ancak itirafçı olmayan geniş bir kesim hapiste aynı ortamda kalıyorlar. Bu birlikteliğin sayısı fiziki imkanlara göre değişiyor. Kimi yerlerde 20'den fazla FETÖ mensubu aynı koğuşta kalabiliyor.

Peki bu neden sorun? Siz bu kadar aynı örgüt mensubunu bir arada tutunca çözülme gelmiyor. İçeride dahi sorumlu kişilerin diğer örgüt üyelerinin beyinlerini yıkama faaliyetleri devam ediyor."

Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen.

Salıverilen örgüt mensupları için bazı kuralar konmalı

Çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakılan ya da şartlı sarı verilen kimi insanların dışarı çıkar çıkmaz yeniden örgüt mensuplarıyla bir araya geldiği gerçeği var.

REKLAM Mahkemelerin şunu net bir şekilde bazı konularda taahhüt istemeli. Dışarı çıktıktan sonra örgütsel faaliyetler kapsamında görüşmeler yapmayacağını imza altına almalı.

Aynı şekilde örgüt mensuplarını hapishanede ziyaret eden isimler üzerinde de önemli durulmalı. Bu isimler üzerinden örgütsel iletişime kesinlikle izin verilmemeli.

Kimi FETÖ mensupları mahkemece denetimli olarak serbest bırakılmasına rağmen dışarı çıkar çıkmaz yine örgütsel faaliyetlere giriyor. Fotoğraf, denetimli serbestlikten yararlanıp serbest kalan FETÖ mensuplarının bir bağ evinde yaptıkları toplantıya düzenlenen polis baskınının ardından çekildi.

Devletin bu insanlara karşı rehabilite programı başlatması lazım

FETÖ'ye 2015 yılına kadar çok sayıda ismin dini sebeplerle girdiğini, kimi mensupların da gerek maddi çıkar gerek makam için bu yapıyla oldukça yakın bir ilişki kurduğunu hatırlatan Prof. Dr. Şen, "2010-2015 yılları arası için bu çerçevede örgüte dahil olmuş çok geniş bir kitle var. Sohbetlere katılan, ticari itibarını artıran, akrabalarının atamalarını yaptıran kişiler mevcut" ifadesini kullandı.

Bu çerçevedeki suçlar nedeniyle de hapishanede çok sayıda FETÖ'cü olduğunu anlatan Şen, şunları söyledi:

"Bahsettiğim bu ekibin 15 Temmuz'la ilgisi yok. Yani silahlı bir örgüt üyelisi yada yöneticisine ait faaliyet suçları söz konusu değil. Bu isimlerin dışarı çıkmaları halinde normal bir hayata dönmeleri toplum dinamikleri açısından son derece önemli. Bu nedenle devlet bu kitle için mutlaka bir rehabilitasyon programı uygulamalı. Öyle ya da böyle bu insanlar toplumla birlikte yaşıyor ve yaşamaya da devam edecek."

GÜNDEM FETÖ?nün 25 altın kuralı ortaya çıktı "Örgütün çöküşe geçmesi için mutlaka atılması gereken iki büyük adım var"

Prof. Dr. Şen, FETÖ mensuplarının hapishanedeki ideolojik çöküşlerinin olması için devletin iki temel adımı mutlaka atması gerektiğine dikkati çekti ve şöyle devam etti:

Eğer örgütü tamamen bitirmek istiyorsanız ideolojik açıdan çok büyük kopmalar sağlamanız lazım. Bunun için mutlaka ama mutlaka yapmanız gereken iki şey var.

Bunların başında örgütün en üst düzey yöneticilerini nerede olurlarsa olsun yakalayıp adalet önüne çıkmak. Yani örgütün ana takımını adalet önüne çıkarmanız lazım.

REKLAM

İkinci önemli adım bir örgütü ayakta tutan en temel unsuru yani para kaynağını kesmeniz lazım. FETÖ'ye gelen para musluklarını kesmediğiniz sürece örgüt bir şekilde yoluna devam ediyor.

Siz bunları yapmadığınız sürece de örgüt genelinde 'bu zor günler de geçer, bunların hepsi bir sınav' algısı çok daha güçlü bir şekilde yer ediniyor. Tabandaki bu ümidi kırmak için Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bu iki adımı atması hayati önem taşıyor."

Prof. Dr. Şen son olarak devletin FETÖ ile mücadelede iyi bir yolda ilerlediğinin altını çizerek, bu çizginin bozulmaması ve sürecin cadı avına dönmeden somut deliller üzerinden ilerlemesinin oldukça önemli olduğunu vurguladı.

GÜNDEM Burhan Kuzu'dan sert yanıt: Hepsini dava edeceğim


Kaynak: Yeni Şafak
 
11 Ocak 2019 Cuma 06:15
Okunma: 63
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:59
  • Güneş06:34
  • Öğlen12:57
  • İkindi16:24
  • Akşam18:59
  • Yatsı20:23
 
Anket
Haber sitemiz yenilendi.
Haber sitemiz nasıl buldunuz
çok iyi
Normal
çok kötü
idare eder
 
Tarihte Bugün
1590 - Osmanlı Devleti ve İran arasında İstanbul Antlaşması imzalandı.
1779 - Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Aynalıkavak Antlaşması imzalandı.
1788 - ABD'nin Louisiana eyaletinin New Orleans kenti yangında tamamen yandı.
1851 - Çin imparatoru Tu Duc bütün Hıristiyan rahiplerin öldürülmesini emretti.
1857 - Tokyo'da meydana gelen depremde 100.000'den fazla kişi öldü.
1871 - Otto von Bismarck prens ünvanını aldı.
1914 - Başyazarlığını Nigar Hanım'ın yaptığı "Kadınlık" adlı dergi haftalık olarak yayımlanmaya başladı.
1919 - Macaristan Sovyet Cumhuriyeti kuruldu.
1921 - Askerî Polis Teşkilâtı'nın faaliyetlerine son verildi.
1928 - Charles Lindbergh'e ilk trans-atlantik uçuşu gerçekleştiren kişi olması dolayısıyla şeref madalyası verildi.
1935 - Şah Rıza Pehlevi, uluslararası topluluğa seslenerek ülkesinin Persia olarak değil, "Aryanların ülkesi" anlamına gelen İran olarak adlandırılmasını istedi.
1937 - Tunceli'de Dersim İsyanı başladı.
1941 - Ankara radyosu yeniden Rumca yayına başladı.
1952 - 950 grostonluk Galatasaray şilebi, Karadeniz'de Kefken açıklarında battı, 15 kişilik mürettebattan kurtulan olmadı.
1960 - Apartheid: Sharpeville katliamı: Güney Afrika'da polis, silahsız bir grup siyah göstericinin üzerine ateş açtı: 69 siyah öldü, 180'i yaralandı.
1963 - Alkatraz Hapishanesi kapatıldı.
1964 - Boulanger Müzik Ödülü'nü Türk piyanist İdil Biret kazandı.
1965 - Ranger 9 Ay'da araştırma yapmak üzere fırlatıldı.
1965 - Martin Luther King 3.200 kişilik bir grupla, insan hakları yürüyüşü için Selma, Alabama'dan Montgomery, Alabama'ya doğru yola çıktı.
1978 - Rodezya'da beyaz ırkın egemenliği sona erdi, üç siyah bakan göreve başladı.
1979 - Atina Yüksek Mahkemesi aldığı kararla Türkiye'nin Kıbrıs'a yaptığı müdahalenin, Zürih Antlaşması'nın IV. maddesine göre yasal olduğunu onayladı.
1980 - Jimmy Carter, ABD'nin, Sovyetlerin Afganistan'ı işgalini protesto ettiğini ve Moskova'da düzenlenen 1980 Yaz Olimpiyatları'na katılmayacağını açıkladı.
1990 - Namibya, Güney Afrika'dan bağımsızlığını ilan etti.
1990 - Moğolistan'da çok partili siyasi hayata geçildi.
1991 - Ankara'nın eski belediye başkanlarından, mimar ve yazar Vedat Dalokay ile eşi trafik kazasında öldü.
1991 - Nevruz kutlamalarında birçok il ve ilçede olaylar çıktı.
1992 - Van, Şırnak, Cizre ve Adana'da Nevruz kutlamaları sırasında çıkan olaylarda 38 kişi öldü.
1993 - Nevruz kutlamaları olaysız geçti. Aynı gün Antalya'da yapılan Türklük Kurultayı kutlamalarına Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Süleyman Demirel de katıldı.
2008 - Ergenekon Çetesi suçlamasıyla İlhan Selçuk, Doğu Perinçek, Kemal Alemdaroğlu gözaltına alındılar.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık