UMRE KAYITLARIMIZ BAŞLADI.

Ana Sayfa » Ekonomi » En büyük kazanım güven ortamı

En büyük kazanım güven ortamı

Başbakan Erdoğan, "11 yıl öncesinden bugüne kadar ekonominin en büyük kazanımı, tesis ettiğimiz istikrar ve güven ortamı olmuştur" dedi.

 
31 Ekim 2013 Perşembe 17:10
Okunma: 964
Yorum YapYazdır
 
En büyük kazanım güven ortamı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 11 yıl öncesinden bugüne kadar ekonominin en büyük kazanımının tesis ettikleri istikrar ve güven ortamı olduğunu belirterek, "Daha ilk andan itibaren politikalarımız, hedeflerimiz, planlarımız, programımız gayet net bir biçimde açıklanmış, verilen sözlere sadakat gösterilmiş, sürprizlere yer verilmemiştir. 1 gün sonra ne olacağı kestirilemeyen bir Türkiye'den, 1 yıl, 5 yıl, 10 yıl sonrası kalem kalem, madde madde hedeflenen bir Türkiye'ye gelinmiştir" dedi.

Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde gerçekleştirilen 8. Yatırım Danışma Konseyi Toplantısı'nın açılışında konuşan Erdoğan, konseyin, uygulanan reformlarla ilgili olarak uluslararası iş dünyasının görüş ve önerilerini  almak amacıyla 2004'te oluşturulduğunu hatırlattı.

Erdoğan, ülke yönetiminde "her alanda hakim kılınan" istişare mekanizmasını, ekonomide de böyle farklı bir boyutla sürdürdüklerini, Türkiye ekonomisi adına da son derece olumlu neticeler elde ettiklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, 2014-2018 dönemini kapsayan 10. Kalkınma Planı'nı Temmuz'da kamuoyuna duyurduklarını, plana paralel 8 Ekim'de 2014-2016 dönemi politika önceliklerini, Orta Vadeli Program'la açıkladıklarını hatırlattı.

Erdoğan, dün 5. İzmir İktisat Kongresi'ni düzenleyerek, 90 yıllık Cumhuriyet tarihininin bir muhasebesini yapma, Türkiye ekonomisinin ve küresel ekonominin geleceğini uluslararası ölçekte değerlendirme imkanı bulduklarını anlatarak, İzmir İktisat Kongresi'nin üçüncü gününde, yarın, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın 10. Kalkınma Planı'nı Türkiye ve dünya kamuoyuna açıklayacağını bildirdi.

"Akşam yatıyorlardı, sabah kalkıyorlardı bir sıfır..."

Erdoğan, 2014 yılı bütçesiyle ilgili hazırlıkların başladığını, bütçenin Meclis'e sunulduğunu ve komisyonda müzakerelerin başladığını dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Geleceğe dönük planlamanın ekonomiler için ne derece önemli olduğunu bizler yaşayarak ve acı tecrübelerle öğrendik. 11 yıl öncesine kadar Türkiye'de bırakınız 5 yıl, 10 yıl sonrasını görmek, 1  ay hatta 1 yıl sonrasını görmek bile mümkün değildi. Ulusal ve uluslararası dalgalanmalar, piyasaları etkilediği kadar hükümetlerin plan ve programlarını da etkiliyor, hedefler sürekli değişiyor, açıklanan plan ve programlar, sürekli bozuluyordu. Türkiye ekonomisinin geçmişteki en önemli sorunlarından biri, hiç kuşkusuz, belirsizliktir. Sanayici, girişimci, ihracatçı, esnaf, çiftçi özellikle de yatırımcı önününü göremiyor ve orta vadeli, uzun vadeli planlar yapamıyordu. Enflasyonun ne olacağı, faizlerin nasıl bir seyir izleyeceği, vergi sisteminin nasıl değişeceği, finans sistemini nelerin beklediği tahmin edilemiyor ve istikrarsızlık ve güvensizlik ortamı herkesi belirsizliğe itiyordu. 11 yıl öncesinden bugüne kadar ekonominin en büyük kazanımı, tesis ettiğimiz istikrar ve güven ortamı olmuştur. Daha ilk andan itibaren politikalarımız, hedeflerimiz, planlarımız, programımız gayet net bir biçimde açıklanmış, verilen sözlere sadakat gösterilmiş, sürprizlere yer verilmemiştir. 1 gün sonra ne olacağı kestirilemeyen bir Türkiye'den, 1 yıl, 5 yıl, 10 yıl sonrası kalem kalem, madde madde hedeflenen bir Türkiye'ye gelinmiştir.

Türkiye'de çok sık seçim yapılırdı. Her bir seçim, popülist ekonomi politikalarının uygulanmasını beraberinde getirirdi. Merkez Bankası'na sürekli para bastırılırdı. Düşünebiliyor musunuz? 1'in yanında 6 sıfır vardı. Akşam yatıyorlardı, sabah kalkıyorlardı bir sıfır... Göreve geldiğimizde, paramızın artık değeri kalmamıştı. Göreve geldik ve biz, bu 6 sıfırı attık ve paramız kendine geldi. Mali disiplin diye bir şey yoktu zaten. Bunu tesis ettik, sağladık ve terk edilmiş olan hedefleri yeniden tesis ettik ve bu hedefler istikametinde yürümeye başladık."

 
31 Ekim 2013 Perşembe 17:10
Okunma: 964
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:02
  • Güneş07:41
  • Öğlen13:01
  • İkindi15:44
  • Akşam18:02
  • Yatsı19:30
 
Anket
Haber sitemiz yenilendi.
Haber sitemiz nasıl buldunuz
çok iyi
Normal
çok kötü
idare eder
 
Tarihte Bugün
1556 - Tarihin en yüksek ölü sayısına sahip depremi, Çin'in Shaanxi eyaletinde meydana geldi: yaklaşık 830,000 kişi ölü.
1719 - Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu bünyesinde Lihtenştayn Prensliği oluşturuldu.
1793 - Rusya ve Prusya, Polonya'yı bölüştü.
1849 - Elizabeth Blackwell, tıp diploması alan ilk kadın oldu.
1870 - Montana'da Amerika Birleşik Devletleri ordusu, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 173 kızılderiliyi öldürdü.
1896 - Fizikçi Wilhelm Conrad Röntgen, kendi adı verilen cihazı buldu.
1911 - Kamil Paşa hükümeti İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarınca devrildi. Bab-ı Ali Baskını diye anılan darbeyle Sadrazam istifa ettirildi ve yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1913 - Kamil Paşa hükümeti, İttihat ve Terakki yanlılarınca devrildi, yerine Mahmut Şevket Paşa getirildi.
1922 - İstanbul'da iki sokağa Piyer Loti ve Klodfarer adları verildi.
1925 - Şili'de hükümet bir askeri darbeyle devrildi.
1941 - I. Türk Karikatür Sergisi, İstanbul'da açıldı.
1957 - TBMM, Ankara'da Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nin kurulmasını kabul etti.
1959 - Vatan Partisi'nin kurucularına ilişkin dava başladı. Hikmet Kıvılcımlı ile 47 kişi, komünizm propagandası yapmakla suçlandı. Savcı sanıklar için 5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istedi.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık